Tokyo, Japonya

Büyük şehire büyük makale:)

Tokyo ile ilgili yüzlerce makale okumuşumdur. Bu kadar büyük, bu kadar kalabalık ve bu kadar kosmopolit bir şehir hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, bir kaç sayfaya bu şehri sıkıştırmak çok zor.

Öncelikle, Tokyo’nun ne kadar güvenli olduğu, ne kadar kibar insanlarının olduğu hakkında söylenen herşey doğru. Bunun dışında Tokyo’nun çok pahalı şehir olduğu ve çok kalabalık olduğu ve sürreal bir gece hayatının olduğu da bilinmesi gereken diğer şeyler.

3

Öncelikle, bu kadar büyük ve kalabalık bir şehirin ne kadar temiz olabildiği beni en çok şaşırtan şeylerden biriydi. Daha da ilginç olanı, şehirde hemen hemen hiç çöp konteynırı olmamasıydı. Bir şişe su alıp bitirdikten sonra bir çöp bulana kadar saatlerce elimde gezdirdiğimi hatırlıyorum. Hiç bir yerde çöp konteynırı olmayıp da hiç bir yerde çöp olmayan yegane şehirlerden biri olmalıydı Tokyo. Sanırım şehirde kaç tane konteynır olduğundan çok, ne kadar kendini eğitebilmiş insan olduğu daha önemli bir faktör.

Japonlar çok eğitimli insanlar, hem akademik olarak hem de sosyal olarak. İnanılmaz kibar ve yardım severler. Onlara bir yol için tarif sorduğunuzda mutlaka pozitif bir yanıt alacaksınızdır. Japonlar ile ilgili şaşırdığım şeylerden biri İngilizce seviyeleriydi. Çin’de de benzeri bir durum yaşamıştı. İngilizce konuşma oranı neredeysen sıfıra yakındı. Japonya’da bunun daha yüksek olacağını düşünmüştüm. Ama yine de, onlara birşey sorduğunuzda bir kaç kelime İngilizceleri ile bile size yardımcı olacaklardır. Ve çoğu ülkedeki gibi, eğer Japonca konuşmak için biraz çaba gösterirseniz, çok müteşekkir ve mutlu olacaklardır. O yüzden gitmeden önce bir kaç kelime Japonca öğrenmek size büyük avantaj sağlayacaktır.

Japonlar o kadar naif ki, bir kaç kelime Japonca konuştuğunuzda şaşırıp ‘aaa Japoncayı nereden öğrendin?’ diye soruyorlar.

Japon kültürü biata çok yatkın bir kültür. İnsanlar kuralları harfi harfi uyguluyorlar. Yapılacak birşey varsa, tam olarak söylenildiği şekilde yapılmakta. Japon kültürü eleştiren, tartışan ya da yüzleşen bir kültür değil. Japonya ayrıca tüketime çok dayalı bir kültüre bağlı. Akvuryumunuza koyabileceğini robot bir balığı bile alabilirsiniz. Şaka yapmıyorum, herşeyi alabilirsiniz.

6

Daha önce dediğim gibi, Japonya gördüğüm en pahalı ülkelerden biri. Bir metro bileti için 2-3 dolar ödeyebilir ve en ucuz yemeğiniz için (marketten alacağınız) 6-7 dolar ödeyebilirsiniz. Bu dediklerim en ucuz şekilde gezenler için. Eğer restoranlarda yiyip gece kulüplerinde eğleneceksiniz, sizi bundan çok daha yüksek meblağlar bekliyor. Ortalama bir yemek 50 dolara kadar çıkabilirken ortalama içen bir insan için bir gece eğlencisi 100 dolar tutabilir.

4

Ulaşım gibi konularda Japonya’nın altyapısı örnek alınacak derecede iyi. Buna rağmen ulaşılabilir WI-FI noktaları bulmak epey zordu (parasını verirseniz kolayca bulabilirdiniz tabi). Bu kadar gelişmiş bir şehir olarka, Tokyo hala bir kaç ufak detayı gözden kaçırmakta.

5

Japonlar, bir çok diğer Asya kültürü gibi Batı kültürüne fazlasıyla düşkünler. Bu yüzden kendi oryantal kültürleriyle batının pop kültürü arasında ilginç bir karışımı içinde yaşıyorlar. Mesela, Japon karikatürlerinde çizilen kız karakterlerin gözlerinin ve kıvrımlarının büyük olmasından, Japonlayanın dört bir yanında Frozen filminden ‘Let It Go’ şarkısının çalmasına kadar örneklerini görebilirisiniz. Dışarıya çok açık bir ülke olmasına rağmen, Japonya’da beklediğimden daha az batılı insan gördüm. Çin’de olduğu gibi, sadece batılı olduğumdan dolayı insanların bana özel imtiyaz ve ilgi gösterdiğini hissettim.

Japonlar çok uzun saatler ve yoğun çalıştığından, boş zaman aktivitelerini de abartmaktalar. Bir Cuma akşamında, sokaklarda bir çok Japon’un uyuduğunu ya da kustuğunu görebilirsiniz.

10 metrede bir karaoke barların olduğu bu ülkede kendinize özel oda kiralayıp, şarkınızı orada söyleyebilirsiniz. Japonya’da karaoke yapanlar kadar bu işi bu kadar şevkle yapan başka bir topluluk görmedim.

Tokyo’dayken bazı sokaklarda Afrika’lıların durup sizi ‘gentleman club’ lara davet etmesine kanmayın. Oralarda neler olduğunu tahmin edebilirisiniz. Sizi davet eden bu arkadaşlar genelde kibarlar ve çok ısrar etmiyorlar, fakat 5 metrede bir farklı bir kişi tarafından durdurulduğunuzda biraz sinir bozucu olmaya başlıyor. Eğer kazıklanmak istemiyorsanız, kibarca reddedip yolunuza devam edip. Durup onları dinlemeye başlarsanız, oldukça ısrarcı oluyorlar. Sizi götürdükleri yerlerde, bir şişe şampanyaya 1000 dolar kadar ödeyebilirsiniz (muhtemelen bunu sipariş verdikten sonra öğreniyorsunuzdur). Ama onlara durup ‘şurası nerde’ diye sorduğunuzda oldukça yardımcı oluyorlar.

2

Japon yemeklerinin çok çeşitli ve bir çok ağız tadına hitap ettiğini bilerek gidin. Sokak yemeklerinden güzel restoranlara kadar, bu bitmeyen eşsiz ziyafeti tecrübe edin.

20140804_203927

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s